Var Bir Keramet – Soner Yenimol

0
485

Bu seferki rotamızı haftalar öncesinden görüşmeye başlayarak, Yalova Termal Kaplıcaları olarak belirlemiştik. İçimi yine heyecan basmıştı. Kalp atışlarım hızlanmıştı. Bu tur benim için yeni bir soluk, yeni bir tecrübeydi. Tura katılacağını belirten her yeni kişide, içim kıpır kıpır oluyordu. Murat yeni katılımcıları, hiç ara vermeden listeye ekleyip, güncelleyerek, sürekli yayınlıyordu. Bu sayede liste sürekli güncel kalıyordu. Yaklaşık 25 kişilik, içerisinde bayan arkadaşlarımızda bulunduğu bir ekip olmuştuk. Kalabalık bir grup ile tur yapacaktık. Mutlu olmamak mümkün değil, çünkü bisiklet benim için başka bir dünya olmuştu. Tura iştirak edecek tüm arkadaşlarımın da aynı duygusal hisler içinde olduğuna emindim.

Geçen dönem benzerini yaptığımız bu parkurun tadı damağımızda kalmıştı. Bisiklet üzerinde zaman kavramı, anlamını yitirmişti. Bisiklet benim için bir aşk. Aşk kaç birim zamana eşittir? Hiç düşündünüz mü? Aşkın yanında zamanın hiç önemi yoktur. O geçen 10-15 saat, su gibi akıp gitmişti. Düşlerim adeta gerçeğe dönüşmüştü. Çok keyifli zamanlar geçirmiştik.

Tüm sporseverleri saygıyla karşılıyor olmama rağmen, spor salonlarında geçen saatleri sevmiyordum. Yoga, fitnes, koşu bandı beni boğuyordu. Bisiklet üzerinde her bir pedal hareketimle ileri gidişim, rüzgârın yüzüme vurduğu histi beni mutlu eden. Bisiklet sürerken değişen mekânlardı hepimize kendini âşık eden. Bisiklet hakkında çok şey anlatabilirim. Halen ilk bisikletimi özlüyorum. Anlatacağım çok şey var ama başka yazıma bırakıyorum konumuza dönüyorum.

Hava soğuk olmasına rağmen, insanların kışın bile tercih ettiği sıcacık ılıca suyunun keyfini çıkarmıştık. Yokuşlardan süzülürken kimi zaman yeni uçmayı öğrenen bir kuş misali kanat çırpmıştım adeta, kimi zaman bir serçe, bazen de bir kartal gibi süzülmüştüm. Yolunuz bu taraflara düşerse mutlaka Keramet Ilıca’sını ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Bisiklet ile ziyaret etmek tercihim olurdu. Şimdi onun benzeri bir parkura tur yapacaktık.

Tura sakin sakin gitmemiz gerektiğini konuşmuştuk, ne çok hızlı ne çok yavaş tıpkı ömrümüz gibi. Artçı ve öncülerimiz olmalıydı. Geride kalanlara destek olacak, kimseyi arkalarda bırakmayacaktık. Herkes çok mutlu olacaktı. Bize yakışanı da buydu esasında.

Bütün hazırlıklar tamamlanmış gidiş dönüş olarak İDO Deniz Otobüsü biletlerimizi almıştık. Beylikdüzü-Yenikapı arası bisiklet sürüşü yaparak, 07.45 feribotuyla Yalova’da inecektik. Parkur olarak Termal Sağlık Tesislerine gidip, kaplıcalardan faydalanacak, 15.45 Yalova-Yenikapı feribotuyla geri dönecektik.

Tüm planımız cep telefonlarımıza gelen bir SMS ile yıkılmıştı. Pazar günü Yenikapı’da yapılacak olan miting dolayısıyla, Yalova-Yenikapı seferleri iptal edilmiş olduğu bilgisini öğrendik. Tüm hevesimiz kırılmıştı. Ne yapacağız nasıl bir yol izleyeceğiz bilemedik, şaşırdık kaldık.

Benim derdime bakın, siyasetçilerin derdine diyebilirsiniz. Daha üç gün öncesinde İstanbul trafiğinde ağır ağır giderken, “gelmedi şu Pazar gidemedik tura” demiştim.

Müşteri hizmetlerini aradığımda, bir sonraki seferin sadece yayaların taşınmasına olanak veren, bisikletlerin ve araçların alınamadığı bir sefer olduğunu öğrendim, hevesimiz yine kursağımızda kaldı. Sonraki feribot seferide hiçbir işimize yaramamıştı. Bu seferden sonraki feribot 19.45 olduğu için ve herkesin evine dönüşü 23.00 sularını bulacağı için turu iptal kararı vermiştik.

Akşam eşim nasılsın diye sorduğunda iyiyim dedim ama iyi olmadığımı ben biliyordum. İyi değilim, Yalova’ya gidemiyoruz diyemedim.

Keşke hayatta her şey planlandığı gibi olsa, keşke hayata baştan gelsek, hayatımızı bir kâğıda yazabilsek, altını çizdiğimiz yerlerde daha dikkatli olabilsek ve keşke demek zorunda kalmasaydık.

Siyaseti, iktidar hırsını oldum olması sevmemişimdir. Referandum, enflasyon, iktidar, siyaset, partiler, futbol hiç ilgimi çekmedi. Miting yüzünden bütün programımızın alt üst olması, bir kez daha siyasetten soğumama neden oldu. Her kimin ya da hangi partinin mitingi olursa olsun hiç önemi yoktu benim için. İnsanların hastası, cenazesi, düğünü ve benzeri programı olabilir. Miting uğruna kişilerin programlarının alt üst edilmesini çok saçmaydı. Hele şu geçiş üstünlüğü araçların yolun en sağından posta koyar gibi geçmesinden hiç bahsetmiyorum.

Bir günde mitinge çıkan liderlerin havadan sudan konuşacağı basit şeyleri özlüyorum. İstanbul trafiğini, ozon tabakasını, küresel ısınmayı, bisiklet yollarını, piknik alanlarını, basit yaşamayı konuşmalarını hayal ediyorum. Birde grip olmuşum ki konuşamıyorum ama yazabiliyorum. Bol bol sıvı için diyor doktorlar, içiyorum ama fayda etmiyor. Poşet ıhlamurun tadı tuzu yok, demleme gibi olmuyor.

Siyasetsiz bir ülke var mı acaba diye düşünüyorum. Mümkün mü böyle bir şey? Olsa ne güzel olurdu. Siyasi bir lider, bir yerden, başka bir yere gidecekse bütün trafik alt üst olur, o esnada hastan, cenazen varsa bitmişsindir. Polislere laf anlatamazsın, kimse o esnada sana inanmaz. Geçişine izin verilmez, kalırsın öyle, böyle bir siyaset hırsı olmamalı diye düşünüyorum.

Belki bizim bisiklet turumuz kimileri için çok sıradan geliyor olabilir ama miting dolayısıyla haftalarca önce planladığımız, heyecanla beklediğimiz, son haftalarda artık içimizin içimize sığmadığı bisiklet turumuzun iptal olmuştu. Ne yapalım dedik yine, bu işte vardır bir keramet…

Umarım benim yazarken duyduğum hisleri, siz de okurken duyarsınız.

Sevgiyle, yazıyla, sanatla, bisikletle, edebiyatla, kitapla ve sağlıcakla kalın.

Her şey gönlünüzce olsun.

Soner Yenimol

Nisan-2017

Anı Deneme