Uykuda Sevilen Kızlar – Yasunari Kawabata

0
1135

Romanın ana karakteri olan 67 yaşındaki Egushi bir randevu evine gidiyor. Bu randevu evinin bilinenlerden farkı şu; randevu alan müşteri gelmeden önce kız uyutuluyor, ziyaretçi ancak kız uyuduktan sonra kabul edilebiliyor, müşteri sabaha kadar uyuyan kızın koynunda sabahlıyor.

Randevu evinde çalışan kızlar, bakire olup, doğal olarak okuyucuların aklına gelebilecek ilişki durumu burada yaşanmıyor. Randevu evinin kendine göre bu ve bunun benzeri gibi bir takım yasakları var. Anladığım üzere sadece yaşlı olanlar kabul ediliyor. Zaten yaşlıların, ihtiyarlığından dolayı ilişkiye girme imkânı olmadığı anlatılıyor.

Egushi’ye bu randevu evini arkadaşı yaşlı Kiga öneriyor. Kiga evi anlatırken gizli bir buda ile yatıyormuş gibi olduğunu dile getirerek, sabah olduğunda yanında dirilmiş ve canlanmış olduğunu belirtiyor.

Yaşlı müşterilerin, en büyüğü 20 yaşında olan ve sabaha kadar ölü gibi yatan, bakire ve hiçbir şekilde uyanamayacak ölçüde uyutulmuş kızların yanında yatması, onları okşayıp, öpüp koklaması kitabı okurken bana çok kötü bir hissi verdi.

Egushi, kim bilir yaşlı müşterilerin kimisi kendi haline hüngür hüngür ağlıyor, kimisi kızın her yerini okşuyor ama onunla ilişkiye giremiyor. Kurallar çiğnenince evin genelev haline dönüşsün, kurallar çiğnensin istenmiyor. Kızları uyanık görmek yasak, sabah olduğunda bile kızlar uyanamayacak derece uyutuluyor.

Kitabın konusu, yaşlı insanların şehvet ve arzuları için, körpe denecek yaştaki kızların (gerçi yaşın önemi yok benim için)  kullanılması benim prensiplerime çok aykırı geldiğini gönül rahatlığıyla söylemek istiyorum. Yaşlı bir insan ile körpe kız torunu yaşında tuhaf bir gece. Tabi bu benim bence diyerekten yaptığım yorumumdur. Her kitap, her insanda farklı bir etki bırakır. Hiçbir kitap için okumayın diye bir yorum yapamam ve bu etik değildir. Sadece benim pek hoşuma giden bir kitap olmadı. Zülfü Livaneli’nin Serenad isimli kitabını okurken, kitabın karakteri Maya’nın, bu kitaba atıf yapmasından dolayı, kitabı hemen okumak istedim. Bütün gece uyutulan kızlar, yanında sabaha kadar yatan ihtiyarlar. Kitabı yarıda bırakacaktım ama sonunu merak ettiğimden dolayı tamamladım.

Kısa bir roman, herkes tarafından kolaylıkla okunabilir. Benim kitabı bitirdiğimde, genel anlamda çıkardığım yorumum şu oldu: Geçici heveslerle geçip giden ömürlerde yaşanan pişmanlıkları anlatıyor gibi hissettim.

Kitap tanıtımından:

Japonya’nın en iyi romancısı sayılan Yasunari Kawabata 1968 Nobel Ödülünü aldıktan sonra dünyaca tanındı ve bütün uygar dillere çevrildi eserleri. Japon panoları gibi ince bir sanatla işlenmiş olan romanlarında insan ruhunun derinliklerine inen bir gözlemci ustalığı sezilir.

Bu kitap size onun en değişik romanlarından birini sunuyor. Burada bütün olay bir evin aynı odasında geçer.

Bir randevu evinin. Ama hiçbir yerde görülmemiş bir özelliği vardır bu evin. Önceden uyutulmuş bakire kızların yatağına yaşlı erkekler kabul edilir. Kıza zarar vermemek şartıyle. İşte bu meraklı öyküyü o yaşlı adamlardan birinin ağzından dinleyeceksiniz.

Uykuda Sevilen Kızlar – Yasunari Kawabata

Çeviren: Pınar Yoldaş

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here