Gençlerimizin Yaşam Tarzı – Soner Yenimol

0
821

Bu seferki köşe yazımda gençlerimizin yaşam tarzını ele almak istiyorum.

Büyükşehirde iş güç yaşam kavgası, stres, vaktimiz yok, çok yoğunum, işim gücüm var annesi gitsin diyerek çocuklarımızın okul çıkışına veli toplantısına hiç gidemez olduk.

Herhangi bir lisenin okul çıkış saatine denk gelip orada 5-10 dk. takılıp gençlere kulak verdiğimizde konuştukları dili anlayamaz hale geldik. Kılık kıyafetlerine baktığımızda gözlerimize inanamayacağımız, ipod’lar, iphone’ler, pahalı çantalar, ayakkabılar, türlü türlü telefonlar, mp3 çalarlar, sigara ve daha neler neler…

Okul önünden ayrıldık ve hafta içi mesai saatinde bir alışveriş merkezine veya Taksim meydanına gittiğimizde bu gençlerin hiç mi işi gücü yok ne işleri var burada hiç biri çalışmıyor mu?. Dağınık sakallı gençler, saçlar dağınık, çevremize baktığımızda internetteki geyik forumlarından, online şiddet oyunlarından, facebooktan, tarla ekip biçme oyunlarından başını kaldıramayan gençler ve dahası… Daha düşünürken bile kafamız allak bullak oluyor.

Benim 15-18’li yaşlarımdaki dizilerde, birlik, beraberlik, dayanışma, kaynaşma, vefa ve cömertlikler konu edilirdi. Gençlik dizilerinde yanlışa sürüklenen çocukları düzeltmeye çalışan öğretmenler vardı. Gençler genç gibi giyinirdi, gençlere iyi ve doğrunun anlatıldığı mesajlar verilirdi. Şimdiki adını vermek istemediğim bir takım dizilerde ve gençlik dizilerinde cinsellik ve insanı dehşete düşüren yozlaşmış bir gençlik tablosu sergilenmektedir. Bu tür dizileri seyreden gençlerimizde ne yazık ki iyileri tenzih ederek söylemek gerekirse ekrandaki kahramanları kendileri model olarak benimsiyorlar. Bazıları yetişkin gibi giyinmek isteyip, onlar gibi makyaj yapıp birbirleriyle ilişki biçimleri de ahlak sınırlarını zorlayan cinsten olmaktadır.

Alışveriş merkezlerinde dikkatimizi çekmeye başladı “Fatmagül kolyesi ve bilekliği satışa sunulmuştur.” ilanları, kitapçıdaki gençlerin Aşk-ı Memnu romanını gördüklerinde “aaa Aşk-ı Memnu’nun kitabı bile çıkmış” demeleri beni hayrete düşürüyor. Oysa ki Aşk-ı Memnu zaten romandı.

Gençlerimizin bir kısmı yaşı gibi davranmıyorlar. Daha büyük görünmek istiyorlar ve giyim şeklinden makyajına kadar yaşının üstünde görünmek için çabalıyorlar. Acaba bir an önce büyümek mi istiyorlar. Oysaki 50 yaşına geldiklerinde de genç kız gibi görünmek isteyecekler.

Bir gencin hamburger, kola, dans, cinsellik ve eğlenceden daha kaliteli yaşam algısı olmalı. Enerjilerini hayırlı ve güzel olana kanalize etmeleri, kötü alışkanlıklardan uzak durmalı tüketen değil, üreten ve düşünen bireyler olmaları gerekmekte. Bunun içinde ebeveynlere büyük görevler düşmektedir. Onları bilinçlendirmeli, iyi arkadaşlara yönlendirmeli, spor ve sanat ile meşgul olmalarını sağlayarak kötü alışkanlıklardan uzak tutmaları gerekmektedir.

Şimdiki gençlerimizi ne düğün, ne cenaze, ne bayram, ne akraba ziyaretlerinde göremez olduk. Ve hiç şüphesiz bir gün gelecek, gençlerimiz birbirlerini hiç tanımayacak, cenazelere iştirak edecek kimse bulunamayacak, düğünler, nikahlar tek başına yapılacak ve akrabalık duyguları da yok olacak.

Soner Yenimol

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here