Çalışana yapılan yatırım niçin meyve vermiyor?

0
135

Yaşadığı güzel tecrübeleri çalışma arkadaşlarıyla paylaşan, hayallerinin birçoğunu gerçekleştirmiş olup başkasının hayallerine dokunan ve sözünde duran dürüst iş arkadaşları veya yöneticiler gitgide azaldı.

Buna paralel olarak, yaptığın özverili işlerin görünmemesi için elinden geleni yapan, yönetimin sizi büyüteç altına alması için sürekli işinizi zorlaştıran, hatta yönetime kuşlar misali sürekli servis yapan, hataları sana yükleyip, başarıların hepsini tek başına sahiplenen, ayağının altına muz koyup arkandan kuyunu kazan, gruplaşarak birilerini tutup diğerini atan, hatta şirkette derin devlet mekanizması kuran, şirket içinde sizin pozisyonun kendisinin hakkı olduğunu düşünen ve devamlı anti-propaganda yapan çalışma arkadaşları çoğaldı. Hal böyle olunca artık yalnızsın kolay gelsin.

Aynı departmanda çalışanlar birbirlerini kendilerine potansiyel rakip olarak görmekten vazgeçmeyerek, bu ahlak ile çalışan insanlar çoğaldı.

Oysaki herkes, alın terinin ve emeğinin karşılığı olan kazancı almak için çabalıyor. Ancak patron hiç memnun değil. Çok az zam yapıyor veya yapmıyor ve her fırsatta azarlıyor, yapılan işi hiç beğenmiyor. “Yoksa benden memnun değil misiniz” diye sorulan soruya verilen cevap “hiç öyle şey olur mu” oluyor ama sonuç yok. Madalya takılmasını beklemiyor iş insanı, ödüllendirilmek veya alın terinin karşılığını almak istiyor.

Yılbaşı geliyor ve işte yine yeni bir zam ayı, elbette iş insanının beklentisi var. Hal böyleyken, patron kendi lükslerini, en üst model otomobillerini, seyahatlerini, bir asgari ücret karşılığındaki yemeklerini, hediyelerini ve işletme faaliyet alanında olmayan tüm bu lüks giderlerin maliyetini işletmeye fatura etmelerini anlamak mümkün olmuyor.

Alacaklıları sürekli ve bilinçli oyalayan, çalışanına zam yaparken tereddüt eden, içilen çay, tuvalet kâğıdı masrafları ile yatırım harcamasını aynı listeye koyan “kaplan” patronlar, yukarıda bahsettiğimiz kendi lüks ödemelerine sıra geldiğinde tavşan gibi oluşları samimiyetten uzaktır.

İşletmede istikrarın çalışan memnuniyetinden geçtiği bilinmeyen veya bilmezlikten gelinen bir konudur. Çalışanı hep mutsuzken kendi hep mutlu olan, sürekli kendini düşünen işletme ziyandadır. Hal böyle olunca, çalışan hep mutsuz oluyor ve çalışana yapılan yatırım netice vermiyor.

Çalışanlara yapılan yatırım, aslında işinize yapılan yatırımdır. Kurumsal başarıyı hedefleyen ve büyümek isteyen tüm şirketlerin, bu konuya ayrıca bir hassasiyet göstermesi gerektiğini düşünüyorum. Oysaki patron nezdinde makineye yapılan yatırım önemli olandır. Personel çok çabuk gözden çıkarılır. Mesaiye kalmıyorsa gitsin bir daha gelmesin mantığı ile kurumsal başarı elde etmek mümkün değildir. Kurumsal başarıya sadece bilgili, deneyimli personel ile değil, motive olmuş, kendisini işine adamış personeller ile ulaşılabileceği aşikârdır.  

Personele yapılan yatırımlar, istifa sirkülâsyonunu azaltarak kalıcılığını artıran etkenlerdir. Örneğin; maddi ve manevi ödüllendirmeler, personel eğitimleri gibi basit konular çalışanı mutlu edecek ve şirketteki aidiyet duygusunun pekişmesine vesile olacaktır. Buna paralel olarak, yıl içinde yapılan kutlamalar, veda yemekleri, bayram, yılbaşı yemekleri, bir başarı sonrası kutlamalar dahi çalışanların kendilerinin bir robot gibi görülmediğini onlara hissettirecektir.

30.06.2020
www.soneryenimol.com.tr




CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here