Aile İçi İletişim – Soner Yenimol

0
574

İletişim, kişilerin karşılıklı veya grup halinde birbirleriyle kurdukları diyalogdur. Aile içi iletişim ise; aile fertlerinin birbirleriyle nasıl bir ilişki içinde bulunacağını ifade eden bir kavramdır. Bu yazımda aile içi iletişimin önemini sizlerle paylaşmak istiyorum.

Evliliği ayakta tutan bağlar vardır, bunlar; saygı, sevgi, güven, hoşgörü ve sadakattir. Bu bağlardan birinin veya bir kaçının zarar görmesi ile evliliğimizde sorunlar yaşayabiliriz. Günümüzde boşanma ve diğer sorunlar iletişimsizlik ve eşlerin birbirlerini anlayamamasından ileri gelmektedir.

Aile içi iletişimin iyi olduğu ailelerde çiftlerin ve varsa çocukların ruh sağlığının olumlu olduğu görülmektedir. Aile içi iletişimde çok yaygın olarak görülen hatalardan birisi, ebeveyn-çocuk veya karı-koca arasında hiçbir çatışma olmaması gerektiği düşüncesidir. Oysa aile içinde mutlaka çatışma olur ve olmalıdır. Önemli olan çatışmanın olması değil, iletişim ile nasıl çözümlendiğidir. Çatışmanın uygun ve sorunsuzca çözümlenebilmesi de ancak etkili iletişim yolu ile olur. Şunu da vurgulamak gerekir ki çözüme kavuşturulmadan geçilen bir çatışma ileride karşımıza çok daha büyük bir problem olarak çıkacaktır. Sorunu karşılıklı anlayış, saygı ve karşımızdakini kendi yerimize koyma (empati) yolu ile çözüp öyle geçmeli ve ileride başka bir çatışma esnasında geçmişte çözüme kavuşturmuş olduğumuz bir sorunu açmamalıyız.

Bazen eşlerin ve çocuklarımızın yapmış olduğu davranışları içinde bulunduğumuz duruma göre ya reddeder yâda kabul ederiz. O esnada karşımızdakinin davranışından çok kendi duygularımız ön plana çıkar. Daha önce kabul ettiğimiz davranışlar şimdi gözümüze batar. Örneğin çocuğumuza “Sen ne yaramaz, ne söz dinlemez çocuksun. Niçin böyle davranıyorsun? Aptal!, Gerizekalı” veya “Sen ne laftan anlamaz bir kadınsın/erkeksin. Sürekli yanlış davranıyorsun, bıktım senden. Defol!” gibi saldırı mesajları dolu cümleler kurarız. Bu cümlelerle karşımızdakine nasıl davranması gerektiğini anlatamadığımız gibi direk kişiliğine saldırıda bulunmuş oluruz. Bu davranış zamanla karşımızdakinin benliğinde onarılmaz tahribatlar oluşmasına sebep olur, kişiliği olumsuz yönde etkilenir ve bir müddet sonra sevgi, saygı ve iletişim yok olarak, kişinin sizinle iletişiminin kesilmesine ve içine kapanmasına sebep olur.

Susuzluktan kurumaya yüz tutmuş bir çiçeğe o anda verilen su çiçek için ne kadar önemliyse, eşimizin veya çocuğumuzun istediği anda verdiğimiz sevgi, gösterdiğimiz saygıda o kadar önemlidir. Örneğin; beğendiğimiz bir kitabı okurken, en sevdiğimiz TV programını izlerken, eşimiz yâda çocuğumuz bize seslendiğinde yüzümüzü kitaptan, televizyondan ayırmadan cevap vermek hiç hoş bir davranış değildir. Böyle bir davranış yerine başımızı kaldırıp cevap vermek çok güzel bir davranıştır. Ayrıca bu davranış bir lütuftur, karşımızdakine duyduğumuz sevgi ve saygının göstergesidir.

Sonuç olarak Aile içinde çiftlerin karşılıklı ve çocuklarımızla iletişimin önemini vurgulamaya çalıştık. Aile içi

iletişimde kopukluklar olmaması açısından en önemli husus çocuklarımıza ve eşlerimize suçlayıcı bir dil ile konuşmamalıyız. Örneğin erkeğin kadına:  “Sen zaten hep böylesin”, “Hiç güzel yemek yapmıyorsun”, veya kadının erkeğe “Eve sürekli geç geliyorsun”, “Beni hiç gezdirmiyorsun” şeklinde suçlayıcı bir dil kullanmaktan ziyade; “Hiç güzel yemek yapmıyorsun” yerine “Bazı yemekleri sevmiyorum, benim hoşlandığım yemekleri yaparsan beni çok mutlu edersin”, “Eve sürekli geç geliyorsun” yerine “Eve erken gelmen inan beni çok mutlu eder.”, “Beni hiç gezdirmiyorsun” yerine “Seninle birlikte gezmekten çok hoşlanıyorum” şeklinde örnekler çoğaltılabilir. Bir sonraki köşe yazımda görüşmek dileğiyle hoşcakalın.

Soner Yenimol

soneryen@gmail.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here