2. Yaş Sendromu

0
669

İnat döneminin ilk basamağında çocuklar bir yandan anne babadan kopma, ayrılma korkusu yaşarlarken diğer yandan da yeni şeyler keşfetmek, denemek isteğiyle sürekli bir çelişki içerisindedirler. 18. aya kadar anne babasının dediklerini yapan, söylenileni kabul eden çocuk artık kendisinin bir birey olduğunun farkına varır ve bunu da kendisine ve çevresine kanıtlamaya çalışır. O zamana dek her işi anne baba tarafından yapılan çocuk artık her şeyi kendi başına yapabileceğini anlamış ve bu nedenle de hem kendi sınırlarını hem de becerilerini denemek amacıyla anne babaya karşı çıkmaya başlamıştır.

Bu yaşta çocuğun dil gelişimi hızlanmaya başlamıştır; ancak tam olarak düşünce ve duygularını ifade etmeye yetmez. Algılaması oldukça ilerlemiş, olaylar arasındaki bağlantıları kurmaya başlamıştır. Sınırların ve haklarının nereye kadar uzandığını anlamaya çalışırken, sık sık ondan beklenilen davranışın aksini yapmaya çalışır.

Özellikle bu dönemde sınırları öğrenemeyen çocuk ileride kuralları kabul etmekte, başkalarının hakkına saygı göstermeyi öğrenmekte ve davranışlarının bir sonucu olduğunu anlamakta zorlanır.

Çocuk bir taraftan kendi işini kendisi yapmaya çalışıyor, kendi kararlarını kendisi vermeyi istiyor ve çevresini keşfetmeye çalışıyor bir taraftan da hala anne babaya ihtiyacı olduğunu, onların vereceği güvene ihtiyaç duyduğunu hissedip duygusal patlamalar yaşıyordur.

İnat döneminin ikinci basamağında ise çocuklar “İstemek“ ile “Başarabilmek“ arasında bir gel git yaşarlar. Çocuk rahat hareket edebilmeye, düşüncelerini ifade etmeye başlamıştır; ancak her istediğini de gerçekleştiremediğinin de farkına varır. Her isteğinin gerçekleşemeyeceği gerçeği çocuğun çoğu zaman öfke nöbetleri yaşamasına, agresif tepkiler vermesine yol açar.

Çocuk her istediğinin istediği an olamayacağını öğrendiği bu dönemde yine sınırları zorlamaya çalışır. Çocuğun ileriki yaşlarda davranış bozukluğu gösterip göstermemesi anne babanın bu dönemde tutarlı davranıp davranmamasıyla yakından alakalıdır.

Bu dönemde çocuğun edineceği tecrübeler gelecekte tüm hayatı boyunca ona gerekli olan tecrübelerdir. Hem anne baba hem de çocuk için çok zor bir dönem olan inat dönemi çocuğun gelişimi için attığı büyük bir adımdır. Tüm bu tecrübeler ileride toplum içinde birlikte yaşam, sosyal gelişim için gereklidir. Çocuk inat döneminde edindiği tecrübeler ve anne babanın doğru tepkileri sayesinde isteklerini yönetmeyi öğrenecektir.

İnat döneminde yapılması gerekenler

İnat döneminde yapılması gereken en önemli şey anne babanın olaylar karşısında sakin kalabilmesidir. Agresif, öfkeli, sinirli çocuk anne ya da babasının kontrollü davranışları karşısında kendisini güvende hisseder. Ne yapacağını şaşırmış, telaşlı, sinirli olunduğunda çocuk daha çok telaşlanacak, daha çok sinirli davranışlar gösterecektir. Her gergin ortamda olduğu gibi iki taraftan birisinin sakin olması, kontrolü kaybetmemesi çok önemlidir.

Anne baba, çocuğu bu dönemde kendi başına yapabilecekleri konusunda desteklemeli, kendi işini kendisi yapabilecek, kendine güvenen birey olarak yetişmesi için imkan vermelidir. Çocuk bu dönemde, kendi başına yemek yemek isteyecek, kendi kıyafeti kendisi seçip kendi başına giyinmek isteyecektir. Aileler bu davranışların alışkanlık olabilmesi ve kendi ayakları üstünde duran bir birey olarak yetişmesi için çocuğa “Sana güveniyorum, başarabilirsin“ hissi vermelidir.

Çocuğun meraklı olduğu bu dönemde soru sorma isteği köreltilmemeli, bıkmadan yorulmadan çocuğa cevap verilmelidir.

Çocuğu gözlemlemek çok önemlidir. Çocuk hangi durumlarda nasıl tepkiler veriyor, hangi durumlarda öfkeleniyor, hangi durumlarda çelişki yaşıyor anne babanın gözlemleri sonucunda bilmesi gereken önemli noktalardır.
İnat döneminin çocuğun bireyselleşmesi, gelişimi için çok önemli olduğu unutulmamalıdır.

Aile içinde kesin çizgilerle belirlenmiş ve herkesin uyduğu kuralların olması ve bu kurallar doğrultusunda çocuğun istenilmeyen davranışlarına hem anne hem de babanın aynı tepkileri vermesi çok önemlidir.
Çocukla pozitif bir iletişim kurulmalıdır.

Sürekli “Hayır“, “Yapma“ demek yerine çocuktan ne istenildiği pozitif bir dille ifade edilmelidir.
Çocuğa yasaklar getirmek yerine seçenekler sunulmalıdır. “Tükenmez kalemle masayı çizme!” diye bağırmak yerine “Boya kalemlerini ve defterini vereyim oraya boya masamız kirlenmesin.” denmelidir .

Ya da evin içinde zıplaması istenmiyorsa çocuk dışarıya çıkarılmalı ve hareket ihtiyacını karşılayabilmesi ve içindeki enerjiyi atabilmesi için imkan verilmelidir.
Çocuk bir öfke nöbetine girecekken çocuğun dikkatini başka bir yöne çekip, ilgileneceği bir alanda ona seçenek verilmelidir.

Çocukla inatlaşılmamalıdır.
Empati kurulmalıdır. Çocuğun isteği yerine getirilmediğinde anne baba onu anladığını, onunla birlikte üzüldüğünü; ama önceden açıklanan nedenlerden dolayı o isteğinin gerçekleşemeyeceği söylemelidir.

Olabildiğince az ama gerekli olduğu kadar da çok kural olmalıdır. Yasaklar çocuğun daha çok agresif ve hırçın olmasına neden olur. Yasaklar yerine kuralların nedenini ve ne işe yaradığı açıklanmalıdır. Çocuk yerine getirilmeyecek bir istekte bulunuyorsa, isteğinin neden gerçekleşemeyeceğini açık ifadelerle açıklanmalıdır.

Çocuk öfke nöbetindeyken sakin ve tutarlı kalmak çok önemlidir. Çocuk sakinleşmek için anne babasının yakınlığına ihtiyaç duyuyorsa bu imkan verilmelidir. Sakinleşmek için ya da sakinleştikten sonra anne babasının kucağına gelmek isteyen çocuğa yaptıklarından dolayı suçluluk duygusu verilmemelidir. Konu ile ilgili çocukla tekrar konuşulmalı, neden bu şekilde davranmak zorunda olduğunu anne baba açıklamalıdır. Eğer anne baba gereğinden daha fazla sert tepki verdiyse çocuktan özür dilenmelidir. Çocuğun bu tür sinir krizlerinden sonra sevildiğini hissetmeye daha çok ihtiyacı vardır.

Her şeyden önemlisi anne baba çocuğa iyi bir model olmak zorunda olduğunu unutmamalıdır. Çocuklar anne babalarının davranışlarını, olaylara karşı verdikleri tepkileri örnek alırlar.