10 Mart Büyükada Koşusu 10K Tecrübelerim

0
186

Bugün günlerden Büyükada Koşusu, ilk defa koşacağım bir parkur ve en az 15 sene, belki daha fazla bir süredir Büyükada’ya gitmemiş olmanın bana verdiği heyecan, nabzımın olması gerektiğinden daha yüksek atmasına sebep oluyor.

Parkurun, bol manzaralı, sert inişli/çıkışlı olduğunu ve başlangıçtan yaklaşık 2 km sonra tırmanışların başlayacağı söylenildiği için bu doğrultuda bir plan ile start alıyorum.

Nasıl olsa ilk yokuşa yaklaşık 2 km var diye düşünerek, bu süre zarfında nabzımı dengeleyebileceğim için sert bir çıkış yapıyorum. 500-600 mt gibi düz koştuktan sonra, ilk yokuş ile karşılaşıyoruz. Çok dik olmayan mütevazi bir yokuş olması içimi rahatlatıyor ancak henüz daha start alanında beklerken bile nabzımın yüksek atıyor olması ve buna paralel olarak yaptığım sert çıkışın etkisi bir anda yüreğimin ağzımda atmasına sebep oluyor.

Bu yokuşun sonrası düz olur veya yokuş ineriz diye düşündüğüm esnada keskin bir dönüş sonrasında karşımıza çıkan yokuş, sanki bir duvar misali önümüze dikiliyor. Mental olarak dağılmamak için korkudan yokuşun tepesine bakmak bile istemiyorum. Tepeye bir bakıyorum ve o bakış, son bakışım oluyor. Bebek arabası itemezsin, bisiklet ile çıkmayı hayal edemiyorum. Tırmanırken başım öne eğik, sessizce ayaklarıma bakıyorum. Yadırgıyorum ayaklarımı, sanki olduğu yerde sayıyor, ben tırmandıkça yokuş uzuyor, uzadıkça kalbimin ritmi herkesin duyabileceği gibi atıyor. Birazdan elim ayağım tutmayacak, dizlerimin bağı çözülecek diye düşünürken yokuşu bitiriyorum.

Yokuşu tırmanınca dönüp arkama bile bakmıyorum. Deniz kokusu kaybolmuş, sadece ter kalmış üzerimde. Aceleyle kaçıyorum oradan. Evdeki hesap çarşıya uymuyor. İlk yokuşlara kadar nabzımı düzeltirim hesapları çuvallıyor.

Artık nabzı normale getirmek ve yarış tempoma ulaşmak için gayret etmem gerekiyor. Verdiğim uğraşlar çok geç cevap verdiği için ancak 6 veya 7. km.lerde nabzım normale dönüyor. Sonrasında daha normal bir nabız aralığında devam edip finişi 4.29 pace ile 47:53 dk. sürede bitirerek, yaş kategorisinde 8.’lik, genel klasmanda 23. cülük kazanıyorum.

Sonuç olarak hedeflediğim sürelerde yarışı tamamlamış oluyorum. Her şeyden benim için önce çok güzel bir antrenman oluyor. Karayollarından uzak, trafikten uzak, temiz hava bol oksijen ve baharın hepimize merhaba dediği mis gibi bir havada koşmuş oluyoruz.

Bu yarıştan edindiğim ders; söylentiler değil gerçek bilgiler ile hareket etmek gerekiyor.

Yazar: Soner Yenimol (Macerakolik)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here